Erdoğan PAMUK


epamuk2001@yahoo.com
  Tüm Yazıları

ANAHTAR GIFIL

Azerbaycan sahasında anahtarın küçüğüne gıfıl denir. Gıfıldan türeme Gıfılbend edebiyat terimi üzerine çalışmam İLESAM Dergimizin Temmuz-Ağustos 2019 yani 18. Sayı 59. Sayfada yayınlanmıştır.

Bahse konu makalem edebiyatımızın Anadolu sahası için belki de bir ilk olma özelliğinden dolayı mutlaka göz önüne alınmalıdır. Küçük anahtar demek olan gıfıl ve bölüm anlamına gelen bend/bent sözcüğü Gıfılbend olarak Azerbaycan Türkçesine girmiş ve sual-cevap anlamı verilmiştir. Anadolu sahası ve Türkiye Türkçesinde sanırım bu çalışmalarımızdan sonra soru-cevap/yanıt olarak kullanılacaktır.

Bend, birden yedi satıra kadar değişiklik gösterir. Bend, Terkibi bend, tercii bend olarak şekil ve anlam bütünlüğü ifade eden nazım birimi olarak bilinse de bizde Gıfılbend akademik edebiyat araştırmalarında kullanılmış o da maalesef sadece muamma olarak öğretilmiştir.

Nazım birimleri dedik ya dörde ayrılır, onu açalım;

-Dize, tek satır.

-Dörtlük, eskilerde murabba.

-Beyit, iki satır.

-Bend / bent

Gıfılbendin sadece muamma karşılığı olamaz. Anahtar ve kilit, sual ve cevaptır. Bakar mısınız?

O neydi ki zerresinden ay oldu

O neydi ki qatresinden çay oldu

O neydi ki bu dünyada Hey (hay: diri) oldu

O kim idi ona qabir qazar hey!

            O gün idi zerresinden ay oldu

            O ummandı qatresinden çay oldu

            Hızır idi bu dünyada Hey (diri) oldu

            Cebrayıldı ona qabir qazar hey!

Meleklere iman bahsinde galiba Hıristiyanlarla ve Yahudilerle ortağız. Bizim Cebrail onlarda Gabriel’dir. Azrail ise Uriel olur. Mikail Arieldir; Tabiat olaylarını düzenler. Sura üfleyecek İsrafil de Rafael’dir.

Hızır’a gelince, onun peygamber ve ölümsüz olduğuna inanılır. Bu yüzden Kıyamete kadar yaşamasına izin verilen Hızır / Hıdır’ın kabrini kazmak görevi elçi melek Cebrail’e verilmiştir.

Muammayı bilmece olarak anlarsak gıfılbende yaklaşır ama muamma bilinmeyen sır demektir. Çözümü ilim irfan gerektirir. Hâlbuki bilmece çocukcadır. Gerçi Hızır’ı Cebrail’i çocuklar ne bilsin! Gıfılbendin bir de çalgı, müzik ve âşık yönü vardır. Meselemiz, ister muamma olsun, ister gıfılbend olsun, bunları üretecek seviyede halk ozanımız, aşığımız ve edebiyatçımızın yetişmeyişidir. Yetişti de haberimiz mi yok?

Oldu olacak bir de muamma kapısını örnekle aralayalım.

“Senenin ahiri boş kalmasın artık diyerek

Sunar unvanını baldız aselinden yiyerek”

Öyle baldız balından yemek deyince hemen aklınıza hinlik gelmesin! Muammanın cevabı Yıldızdır. Çünkü bal yenildi, geriye kalan dız senenin sonuna eklendi ve yıl+dız oldu.

Bir Azerbaycan ziyaretimizde Allahverdi Kerimoğlu Süleymanov’u tanıdım: bilgi ve hünerine hayran oldum. Özellikle kendisi tecnis denilen cinaslı şiirlerin ustasıdır.

Peki, cinas nedir?

Kısaca söz oyunudur. Bir sözün farklı anlamları yanında takı ve ekleriyle söyleyişin çeşitli anlamlara gelecek şekilde ustaca şiirleştirilmesi sanatıdır.

Lütfedip gönderdiği şiirlerinden öğrenip etkilendiğim için Allahverdi Kerimoğlu Süleymanov’dan Türkiye Seçkisi adıyla kitaplaştırıp 81 İl Valiliği Özel Kalem Müdürlüklerine göndermek suretiyle Yurt sathına da yaymış oldum.

Üstat Süleymanov’la irtibatımızı hiç kaybetmedik.

*** Köşe Yazarlarımız İLESAM (Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği) üyesidir ve telif hakları İLESAM tarafından korunmaktadır. Köşe Yazarlarımızın yazıları izinsiz olarak kopyalanamaz ve başka bir yerde yayınlanamaz. İzin almadan yazıları kopyalayıp başka yerde yayınlayanlar, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri kanunu kapsamında İLESAM'ın kendilerine açaçağı maddi tazminat davasını kabul etmiş sayılır.

 

 


 Okunma Sayısı : 157

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız
E-Posta
Girilecek rakam : 992291
Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.