Erdoğan PAMUK


epamuk2001@yahoo.com
  Tüm Yazıları

DÖRT KAPI

Kapılara devam edelim: Dört Kapı Kırk Makam başlıklı makalem Ekim 2016’da yayınlanmış bir çalışmamdır. Makamlar ayrıntısına girmeden İslam öğretisinde ve tarikatlarda var olan bu dört kapıyı da aralayalım.

Makalemize Hoca Ahmet Yesevi, Hacıbektaş Veli ve Yunus Emre kaynaklık edecektir. Yunus’la ve şiirinin diliyle başlayalım:

Evvel kapı ŞERİAT, emr ü nehyi bildirir.

İkincisi TARİKAT, kulluğa bel bağlaya.

Üçüncüsü MARİFET, can gönül gözün açar.

Dördüncüsü HAKİKAT, ere eksik bakmaya.”

Sıralanan kapılardan ŞERİAT kapısı İslam sarayının bahçe kapısıdır. Bu dış kapıdan içeri girmekle İslam’ın emir ve yasakları kabul edilip benzetmemizdeki İslam sarayının bahçesine girilmiş olur. Bakmayın siz öyle şeriat düşmanlığı yapan cahil ve gafillere! Sanki Museviliğin ve Hıristiyanlığın Şeriatı yani emir ve nehiyleri yokmuş, ya da sanki şeriat kötü anlamdaymış gibi! Mesela şeriat zina ve livatayı yasaklamışsa toplum düzenini ve nesli korumak içindir değil mi?

Hadi Şeriatın kabulüyle İslam sarayının bahçesine girdik. Müslüman olduk diyelim! Burada duracak mıyız? İçeri girmekten muradımız tahta, kabul salonuna, huzura ulaşmak değil midir? Tahta ulaşmak için saray içi yollar vardır. Yine Yunus’un diliyle “Tarikat yoldur varana”. Kimi uzun, kimi kısa, kimi dolambaçlı bu yollardan hepsinde kulluğun idrakiyle bel bağlamak vardır, yol, yolculuk ve yoldaşlık vardır. Kılavuz ya da yol başçı vardır.

Öteden beri Yesevilik yolunda olduğumu, bu yolda Divanı Hikmet ve Fakrnâme okumak gereğini hep yazıp söylemişimdir.

Marifet kapısı; anmadan geçemeyiz, Ahi Evran’a göre “hırfet” yani sanatının ve zanaatının zirvesinde olmaktır. Sanat (ahenk, uyum gerektiren halıcılık, kuyumculuk vb bezeme, süsleme işleri) ve zanaat (El becerisi ve ustalık gerektiren marangozluk terzilik vb) ayrımını irfan sahipleri zaten bilir. Marifet keramet değil ama müminin ferasetidir. Bu üçüncü kapı böylece can gönül ve gözün açar.

Şimdi zihinlerinizi bulandırmadan, bazı tarikatlarda “hakikat makamına ulaşmadan marifet makamına ulaşılmaz” denilerek üçüncü ve dördüncü kapılarımız sıralamada yer değiştirmiştir. Dostlarım bunlar fikrimce suya seccade sermek gibi işler hayal edip ayağı kayarak boğulanlar ya da şahsen uçmayı gaye edinip yere çakılanlar, kısaca dinden de çıkanlardır. Demem o ki seccadeni takaya ya da vapura ser, uçmak istiyorsan uçağı ve helikopteri yap ve uç! Bu marifet değil midir?

Yine Hünkâr Hacıbektaş’ın halk kütüphanelerimizde kolayca bulunan Merhum Prof. Dr. Esat Coşan çalışması Mâkâlât isimli eserinden de iktibasla en yüce kapı HAKİKAT kapısıdır diyelim.

Hakikat kapısı sırlarına girmeden, uzatmadan yine Yunus’un şiir diliyle bağlayalım:

Bu ŞERİAT güç olur,

TARİKAT yokuş olur

MARİFET sarplık durur

HAKİKATtir yücesi

Hakikat denizinde

Bahri oldum yüzerim.” 

*** Köşe Yazarlarımız İLESAM (Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği) üyesidir ve telif hakları İLESAM tarafından korunmaktadır. Köşe Yazarlarımızın yazıları izinsiz olarak kopyalanamaz ve başka bir yerde yayınlanamaz. İzin almadan yazıları kopyalayıp başka yerde yayınlayanlar, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri kanunu kapsamında İLESAM'ın kendilerine açaçağı maddi tazminat davasını kabul etmiş sayılır.


 Okunma Sayısı : 919

Yorumlar

  1. Muhsin Taşpınar 15 Nisan 2021 10:23

    Muhterem Erdogan pamuk hocam Ramazanı şerif ayiniz mübarek olsun Dört kapı isimli makeleniz çok güzel olmuş Severek okudum Kaleminize sağlık Selam ve dua ile

Yorum Yap

Adınız Soyadınız
E-Posta
Girilecek rakam : 70079
Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.