Erdoğan PAMUK


epamuk2001@yahoo.com
  Tüm Yazıları

KAPI KİTLEME

Kapını kilitli tut komşunu hırsız tutma, denilmiş.

Kapı konulu haftalık köşe yazılarım 65 olmuş. Kapı metaforu ya da mecazı diyelim, aydın, seçkin ve düşünen kesimde öylesine ilgi görmüşken; bu konuda yazı ve düşüncelerime, dostlarım ve tanıdıklarca yön verilmesinden de bunu teşvik sayıp mutlu oluyor, gereğini memnuniyetle yapıyorum.

Ehli diller babını kitler girer, kitler çıkar

Kitlemezse babını itler girer itler çıkar. LAEDRİ

Böylesine çetrefilli bir konuyu kaleme alırken Mehmet Bilgin, Nurullah Çetin, Mustafa Atalar gibi düşünce erkânı dostlarımla fikir teatisi /alışverişi de yaptım ve yaparım.

Ehli dil deyimini, gönül ehli şekline dönüştüren, yine kalben dostumuz Recep Gökçe; şöyle bir açıklaması ile birlikte iletmiş:

Gönül ehli kapısını kitler girer, kitler çıkar

Kitlemezse kapısını itler girer itler çıkar”

Sahibi bilinmeyen, halkımızın ortak mahsulü olmuş, Fransızcadan gelen anonim, kısaca Laedri denilen bu anlamlı, nasihatçi şiirin, bende evvelki etkilerini anlatayım:

Bu beyti ilk kez Valim Aslan Yıldırım 1993 Yılında Aksaray’da şahsımı tenkitle söylemiş;

-Tezellüle kaçma, kapını herkese açma, ilmin şerefini yüksek tut! İlim ehli olmanın gereğini yap! Öyle kapım herkese açık, siyasetini bırak!

Argo tabirle Valimden zılgıtı yiyince, önce anlayamadığım tezellülün ne olduğunu araştırdım. Hamidî’nin İslam Ahlakı kitabında buldum. Meğer aşırı tevazu / alçakgönüllülük gösterip zillete düşmekmiş! Misal,  müdür bir kişinin hademesine aşırı ve gereksiz alçak gönüllülük göstermesi imiş. Yanlış anlaşılıp cahillerin dedikodu, fitne ve düşmanlığına sebep olacağı için, tembihle istendiğine göre kapımı kitli tutmalıymışım…

Daha sonra Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu ile birkaç yerde yollarımız kesişti. 2016 yılı idi galiba bu şiiri sosyal medyada paylaşmış ve dikkatimi çekmişti. Sanırım bir sunumunda aslen Oflu olduğunu söylemiş, kuliste Trabzonlu olduğumu söyleyince de espri patlamış ve kahkahalar atmıştık. Fıkra gibi:

Oflular asla Trabzonluyuz demezlermiş. Of nereye bağlı? Sorusuna da

-Of direk Allaha bağlı! Cevabı bizi hayli güldürmüştü.

Babın kapı demek olduğunu evvelce çok yazmış idik ama bizim laedri şiir beytinde geçen bap sözcüğünü ev anlamına gelen beyit şeklinde kullananlar da var. Yani;

Ehli diller beytini kitler girer…” şekline döner ki anlamı fazlaca değişmez ama bize Ehli Beyt kavramını da düşündürür.

Fazlıoğlu Hocamız, bilim tarihinin, İslâm felsefesinin ve düşünce ekollerinin temsilci şahsiyetlerini              Farabi, İbni Sina, İbni Rüşt, Gazali, Arabî gibi isimleri anlayıp anlatabilecek bence yegâne isimdir. Değil diyor Mehmet Bilgin Ağabey! Prof. Dr. İsmail Hakkı Aydın hemşerimizi öneriyor ki derhal bunu da araştırmalıyım.

Fazlıoğlu ile anılan ve onun sayesinde faaliyetlerinden haberdar olduğum bazı kuruluşları görüşlerinize sunmak istiyorum:

Fazlıoğlu katkılarıyla İLEM (İlmi Etüdler Derneği), İDE (İslam Düşünce Enstitüsü) ve KAGEM (Türk Diyanet Vakfı kuruluşu olan ve açılımı: Kadın Aile ve Gençlik Merkezi) etkinlikleriyle düşünce ve felsefenin inadına önü açılmakta, Maturidi / Akılcı itikada dönüş umudumuzu arttırmaktadır. Çünkü İslam’ın inkırazı / çöküşü; bana göre, aklı itip nakli esas alan Eşari itikadın dayatılmasıdır.

Mustafa Atalar dostumuz da şöyle muhalefet ediyor: Bazı kapıların mutlaka kapalı olması gerekirken Devlet Kapısı, Ağa Kapısı, Tekke Kapısı gibi kapıların da mutlaka açık tutulması gereğini vurguluyor. Delil olarak Konya Sadrettin Konevi Türbesindeki bir levhada Arapça yazıyı göndermiş;

“Sabâhuke makrûnun bi'ızzin ve devletin 

Bâbüke meftûhun li-ehli'l-havâyici” Tercümesi ise;

İzzet, güç, iktidar ve devlet sabahın yakındır. Öyleyse kapın ihtiyaç sahiplerine hep açık olsun!

Düşünce kapılarımızı, girene çıkana (itlere) mutlaka dikkat etmek suretiyle kitlemeyip, biraz aralayabilir miyiz?

*** Köşe Yazarlarımız İLESAM (Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği) üyesidir ve telif hakları İLESAM tarafından korunmaktadır. Köşe Yazarlarımızın yazıları izinsiz olarak kopyalanamaz ve başka bir yerde yayınlanamaz. İzin almadan yazıları kopyalayıp başka yerde yayınlayanlar, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri kanunu kapsamında İLESAM'ın kendilerine açaçağı maddi tazminat davasını kabul etmiş sayılır.


 Okunma Sayısı : 687

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

  1. Recep GÖKCE 23 Temmuz 2022 03:23

    Teşekkür ederim Sohbet havasında güzel bir yazı olmuş tebrik ederim.

    Mehmet Bilgin 26 Temmuz 2022 06:06

    Hep Çatladı Kapı’yı ne zaman yazacaksın diye bekliyorum

Yorum Yap

Adınız Soyadınız
E-Posta
Girilecek rakam : 779073
Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.