Erdoğan PAMUK


epamuk2001@yahoo.com
  Tüm Yazıları

CAHİT ARF VE ÜNİVERSİTE

Kapı metaforu (mecazı) üzerine çalışmalarım kitap haline geldi ve KAPILAR adıyla Halk Kütüphanelerinde erişime açıldı. Reklamın kötüsü olmaz! Makale düzeyindeki özlü köşe yazılarım gerçekten okunmaya değer. Bilim, kültür ve felsefe adına kişileri yormadan, bıktırmadan kolayca düşündüren bölümler halinde;  bir büyüğümün dediği gibi “demir leblebiyi yumuşatıp yutturan vasıfta”  bir eser vücuda geldi.

İş bu yazım, karşıtı çok olsa da, bazı küçük değişikliklerle yeniden yayında. Başlıca sorun Selanikli Cahit Arf’ta galiba. Lütfen dikkat edin!

Cebinizden meselâ kırmızımtırak bir on liralık banknot çıkarın ve inceleyin. Üzerinde ünlü matematikçimiz ve Atatürk’ün hemşerisi Cahit Arf’ı göreceksiniz. İşte bu Ord. Prof. Dr. Merhum C. Arf’ın meşhur bir sözü var. Üniversite kurulmaz, üniversite olunur!

Peki, nasıl?

Üniversite olmak için bilim felsefesibilim tarihi ve araştırma metotları çok iyi bilinmelidir. Size bir sırrımı vereyim! Transkriptimde yani Türkçesi not dökümümde, lisans eğitimimi tamamladığım DTCF’de, Bengü Üçok Hoca hanımın Araştırma Metotları dersini okuduğum kayıtlıdır. Demek ki iyi bir araştırmacı olmak için öncelikle eğitim şart! Metodoloji desem ya da Bilimin İşleyiş Yöntemi diye açıklasam anlaşılır mı?

Üniversitelerimizden ne bekliyoruz? Veya üniversitenin görevleri ne olmalıdır?

Bence üniversitenin en önemli görevi, bilinen ve henüz bilinmeyen tabiat kanunlarının ve toplum sırlarının açıklanması ve bu yönde gayretleridir. Kısacası bilimselliktir. Evren, ya da kâinat kitabını iyi okumaktır.

Üniversite kurumunun daha sonraki görevi; ortaya çıkmış ve çıkabilecek sorunları çözmektir. Bilindiği gibi problem çözmek, bilinenler yardımıyla bilinmeyene ulaşmak demektir. Adına ister icat deyin ister inovasyon!

Ve üniversitelerin başlıca görevi halkı aydınlatmak ve önderlik yapmak olmalıdır.

Üniversitelerin herkesçe bilinen görevi ise insanları eğitip meslek sahibi yaparak nitelikli insanlar yetiştirmektir.

Üniversite saydığımız bu fonksiyonları, ya da işlevini yapmak için özerk olmalı mıdır?

Evet, ve de siyasetten bağımsız olmalıdır. Eski üniversitelerimizden açık anlatımla, Fatih devri Sahn Medreselerinden sonra, dünyevi ilimler denilen fizik, kimya, mühendislik, coğrafya, astronomi ve diğer bilimlerin siyaseten kaldırılarak akılcılığın yerini nakilciliğin; yani sadece din ilimlerinin almasıyla, toplum olarak Batı uygarlığı karşısında ne kadar geri kaldığımız ortadadır. Ar, dekar, hektarı, yüzölçümünü, geometriyi, hatta coğrafyayı, klimatolojiyi/iklim bilimini bilmeyen subayla savaşa gidilir mi? İşte böyle Yeniçeriyle, Nizamı Cedidle, Sekbanı Cedidle iki üç yüzyıl yenilir durursunuz. Ta ki Balkan bozgununa uğramış ordu; siyasetçi subaylarını hemen tasfiye eden Enver Paşamız ve Mustafa Kemal gelinceye kadar.

Öteden beri söyleye geldiğim üzere vahyin hitabı akıllıyadır! Aklı olmayanın dini de yoktur! Eşari değil itikaden Maturidiyim.

Peki, bilim insanının özelliği nedir, ne olmalıdır?

Su gibi aziz, aydın sorumluluğu olan, dürüst, açık, çalışkan, temiz,  uz/uzak görüşlü ve net kişi özellikleri olan, siyasetçilere ve onların yalan dolanlarına itibar etmeyen bilim insanları arzuluyorum.

Üniversite kapılarının önündeki ve ardındakilerin dikkatine…

 


 Okunma Sayısı : 330

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız
E-Posta
Girilecek rakam : 8510
Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.