AZERBAYCAN GEZİ NOTLARI VE KERİMOĞLU
Gezi üzerinden bunca zaman geçti. Şimdiye kadar Türkiye’den katılan hiç kimse bu önemli geziyi
yayınlamamıştı. İş başa düştü deyip yazmaya başladım. Geçen 2024 Yılı Mayıs ayı başında Mısır’a
gidip gezi notlarımı İLESAM dergimizde yayınlamıştım. Ayın sonunda ise “III. Türk Dünyası Edebiyat ve
Kitap Festivali” daveti üzerine Azerbaycan’a gittim.
28-31 Mayıs 1-2 Haziran 2024 Tarihlerinde Bakü’de Azerbaycan Milli İlimler Akademiyası önünde
kurulan platformda Türk Dünyasından diğer katılımcılar gibi Türk Bayrağı önünde sahne aldım.
Hemen iki hususa dikkatinizi çekmek isterim. İlki Azerbaycan alfabesindeki, bizde kullanılmayan “X”
ve “Q” gibi harflerle yazım farklılıkları; misal Beyleqan. İkincisi çalışmamda adı geçen isimlerin her
türlü takdir ve övgüye layık olduklarıdır. Haliyle İLESAM’ın Genel Başkanı Mehmet Nuri PARMAKSIZ ilk
sırada.
Azerbaycan’da birlikte olduğumuz Genel Başkanımız Parmaksız ’ın yanı sıra davet sahibi AYB
(Azerbaycan Yazıcılar Birliği) Başkanı, Dünyaca ünlü, Başta “Ak Goç Kara Goç” diyen, yazar ANAR
muallim, bu vesileyle kendisine tekrar saygılarımı ifade ediyor ve onun sekreteri, yeni ikiz evlat sahibi
olmuş Xeyal RZA’dan söz etmeliyim. Kendisi bizim İLESAM’ın Azerbaycan temsilcisidir. Sonra da
Azerbaycan basını adına Anar TAHİROV ve arabasıyla şoförlüğümüzü bile yapan değerli Günal
DAYIZADE’yi anmalıyım.
Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Kuzey Kıbrıs ve Özbekistan adına davete icabet eden
edebiyatçılar içinde en çarpıcı isim hiç şüphesiz Kırgızistan Oş’tan gelen Prof. Dr. Rızvan İSMAİLOVA
idi. Manas Üniversitesinde Kütüphane Daire Başkanlığı görevim sebebiyle Kırgız Türkçöösünü iyi
anlayıp konuşabilmemden dolayı kendisiyle hemen kaynaştık.
Asıl sözü edilmesi gereken Turan Müziğinin zirvesi diyebileceğim Bünyamin AKSUNGUR dostumuzla
Bakü meydanında karşılaşıp kucaklaşmak ve program ezgilerini dinlememizdir.
Beni hoş görsün, yoldaşım Mustafa ATALAR ’la Azerbaycan’a uçtuk ve Beyleqan şehrine beraber
gittik. Söz buraya gelmişken anlatayım, benim sayısını unuttuğum gelişlerimden dolayı onun ilk gelişi
olması yüzünden Bakü’de adeta beni yedi bitirdi! Niye Yahya Şirvani’ye onu götürmemişim? Bunu
iyice bir anlatayım:
Gençliğe Yardım Fondu Başkanı olarak ün salmış Ahmet TECİM’in davetinde, soğanın cücüğünü yiyip
kuru fasulyeye kaşık sallarken yemek sohbetinde söz Halvetiliğe ve Yahya Şirvani’ye geldi. Halveti
yolağının ikincisi olan bu Şirvani, Anadolu tasavvufunun gelişmesinde, Yeseviliğin sürmesinde çok
önemlidir. Ruşeniyye, Şemsiyye, Cemâliyye ve Ahmediyye adlarıyla kök budak salmışlardır. Ben
doğmadan 10 yıl kadar önce vefat eden Mehmet Hafız dedemin de Halveti olduğunu eserlerinden
öğrenmiştim. Yemekten sonra mecburen yeniden Bakü Kız kalesi ve arka sokağına (Keykubat
Mescidine) gittik. Özet olarak hazır abdest almışken Şia imama ilk defa uyarak ikindi namazına niyet
ettik. Burada “Düvaz İmam” inancından bahsetmem gerekir ama konumuz dışına çıkmış oluruz. Ancak
size bir sır vereyim: Şirvani metodunda yedi isimle yapılan zikre, beş isim daha ekleyerek, içtihadıyla
on iki isimle zikir yaptırmıştır ki buna “Virdi Yahya” denir. Bence Şia’yı böyle anlamalı…
Neyse Edebiyat Müzesine giderek VII. Asır Dede Qorqud’a takıldık ve soyadımdan dolayı Atalar’a
malzeme verdim;
“Eski Pambıq bez olmaz
Qarı düşman dost olmaz” burada aynen böyle yazıyor…
Beyleqan Şehri AYB Bölmesinin Sadrı (başkanı) Fazıl ESAD (asad) ve beraberindeki heyet bizi karşıladı.
Heyette Rövşen QARABUDAQ, Raquf BUDAQLI, Mehman ALİYEV gibi tanıdık dostlarla hasret
giderdik. Cercis peygamberin kabrini ziyarette rahmetli Asif Caferli’nin yokluğunu anıp kendisine
rahmet diledik. “Novator” gazetinden söz ettik. Bu Gazet’te makalem derc olunuptur! (yayınlamışlar)
Şimdide Emmimiz Rahmetli Allahverdi Kerimoğlu Süleymanov ’un aziz hatırası önünde saygıyla eğilip
Fatihalar gönderme zamanıdır. Bu şehit babası şairden edebiyatımızın Azerbaycan sahasına ait
“Gıfılbend” tabir edilen küçük anahtar anlamında bilmece şiirler devşirmiş ve Türkiye’de
yayınlamıştım. İyi etmiş, has etmişim! Bize ziyafet veren merhum adına Fuad SÜLEYMANOV’u
Ankara’da ve evimde ağırlamak isterim. Toyuq (Tavuk) bizde de sevilerek yenir…
Ziyafette “dostumuz gardaşımıza” ibaresiyle imzalanan “Qarabağa Geden Yol” kitabını hediye ettiler.
240 sayfalık bu kitapta “bir millet iki devlet” söylemi dâhil bütün Karabağ Zaferi, Beyleqan şairleri
tarafından anlatılmıştır. Özellikle son bölüm “Şair-publisist, AYB-nin üzvü” unvanıyla Merhum
Allahverdi emmimize ayrılmıştır Xocalı çağırır haraya bizi, Veten Hesreti, Esger anası, Bir Millet iki
dövlet, Qurbandı vetene öz emaneti (Karabağ’da şehit olmuş oğlu Sadi’ye hasr etmiştir), ve Qanlı
çiçek adlı bedii nümuneleri (şiirleri) yer almıştır.
Merhumun bende bulunan diğer kitaplarını bibliyografik listeleyerek, bunlara ne gibi işlem yapmamız
gerektiğini yorumlarınıza bırakıyorum:
-Mil Düzü Efsanesi. Poema. Bakı. Tefekkür. 2004. 124 s.
-Gelin Qaya Efsanesi. Ali Bey Matbaasi. 2005. 128 s.
-Bir Qalbin Haray Sesi. Eserlerinin Külliyatı. Bakı. (Min Bir Mahnı) neşriyyatı. 2010. 352 s.
-Nasihatler ve Tecnisler. Bakı “Araz” neşriyyatı, 2012. 152 s.
-Güneşli Ölke. Bakı “Araz” 2014. 156 s.
-Çiçeye Dönen Göz Yaşı. Bakı, “Ecoprint” 2016. 176 s.
-Her Budaqdan Bir Yarpaq. Bakı “Ecoprint” 2019. 120 s.