Erdoğan PAMUK


epamuk2001@yahoo.com
  Tüm Yazıları

CAMİ KAPISI

Kapısına geçmeden önce nedir cami?

Cami en yaygın, en bilinene anlamı ile cem olunan yer, yani toplanılan yer demektir.

Cem ve cami ve de ceman denilince sözler cem evini de çağrıştırmaktadır ki dilbilim açısından toplanma evi anlamında bu da doğrudur. Lakin düşmanca ve bölücü iddialardaki gibi caminin alternatifi olamaz, olmamalıdır. Tevhit dinine ikilik yakışmaz. Cami-cem evi ikiliği samimi Müslümanları yaralar, İslam düşmanlarını ise sevindirir. O halde Müslüman camiye de cem evine de cesaretle gidebilmelidir. Caminin alternatifi olsa olsa kilise olur, havra olur…

Caminin ikinci anlamı, Cuma namazı kılınan yer cami adını alır. Küçük camilere mescit denir ve bu da secde edilmiş yer demektir. Mahalle arasında, kurum ve kuruluşlarda, minaresiz, namaz kılmaya ayrılan yerlere mescit adı verilir.

Caminin üçüncü anlamı içine alan, ihata eden, kuşatan, bir arada bulunduran yerdir. Tıpkı “Efradını cami ağyarını mani” sözümüzde olduğu gibidir. Açıklama bekleyenlere: Mükemmeliyet için gereken en ufak unsurların alınıp gereksizlerin dışarıda bırakılıp atılması anlamını içeren güzel bir deyimimizdir. Kısaca ne eksik, ne fazla!

Cami denilince, dördüncü olarak bir de Molla Cami aklıma gelir ki 15. Asırda İran’da yaşamıştır. Açık adıyla Nurettin Abdurrahman bin Nizamettin’dir. Âlimdir, şairdir, mütefekkir/fikir adamı/düşünce adamı ve mutasavvıf/tasavvuf ehlidir. Molla Cami sekiz bölümlük hadis kitabıyla meşhur olup manzum ve mensur eserleri vardır.

Cami kapısı lafzını önünüze sermeme sebep, Ankara’nın ünlü Hacı Bayram Camii kapısında ilk kez duyduğum, kuşkusuz ilahi tarzında müzik! Okuyan ses kulağıma tanıdık geliyor. Dayanamayıp sordum ve öğrenip şimdi paylaşıyorum:

TV’lerde görmüşsünüzdür! Günümüz devlet adamlarından İbrahim Kalın müzik yapmış! Cidden kulağa çok hoş geliyor; Yeni Cami Avlusunda! Bunu bulup dinlemenizi şiddetle öneririm.

Duygu ve düşüncelerime gelince Fatih/Avnî, Kanuni/Muhibbi ve 3. Murat ilk aklıma gelen devlet adamı padişahlarımız. Demek ki onca devlet işi arasında devlet adamlarımız sanata zaman ayırabiliyor ve bu gelenek haline gelmiş.

2. Murat “Duydum bizimle saltanat bahsin edermiş ol Karamanî…” siyasi şiirini yazıp söylerken yıllarca sonra neslinden gelen adaşı 3. Murat padişahımız ise sabah namazına kalkamayınca “Uyan ey gözlerim gafletten uyan…” ilahisini yapmıştır. Bunu ilk defa Feyzullah Budak ağabeyin bağlamasından ve sesinden Yesevi Vakfında dinleyip öğrenmiştim.

Cumhurbaşkanlığı başdanışmanı Sn İbrahim Kalın ise sanatçı kimliği ile şaşırtıcı ama geleneğimizi yaşatması açısından çok sevindirici. Sonradan araştırıp dinlediğim, Merhum Neşet Ertaş’tan alınan Neredesin Sen ve ut çaldığı Hiç Oldum! Derunî müziği… Yetmedi Yine Bir Gülnihal valsımız…

Ve Cami Kapısı sözümüzü şöyle bağlayalım:

Cami Kapısı bidayette/başlangıçta bir sosyal yardımlaşma, meselelerin çözüm yeri olmuşken şimdilerde iki sıkıntımız var. İlki “camiye ya da Kuran kursuna yardım” adıyla özellikle Cuma günleri makbuzsuz, izinsiz para toplama olayı ki toplayanın toplanan paranın % 40’ına kadar almayı hak ettiği, toplanmayan günlerde cemaatin “Bu cumayı bedava kıldık” esprisini yaptığı olaydır. İkincisi maalesef dilenciler ve din duygularının istismarına yol açan dilencilik olayıdır. Bunlara makul çözüm üretilmelidir.

*** Köşe Yazarlarımız İLESAM (Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği) üyesidir ve telif hakları İLESAM tarafından korunmaktadır. Köşe Yazarlarımızın yazıları izinsiz olarak kopyalanamaz ve başka bir yerde yayınlanamaz. İzin almadan yazıları kopyalayıp başka yerde yayınlayanlar, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri kanunu kapsamında İLESAM'ın kendilerine açaçağı maddi tazminat davasını kabul etmiş sayılır.

 

 

 


 Okunma Sayısı : 695

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

  1. Muhsin taspinar 11 Kasım 2021 12:30

    Muhterem hocam Erdoğan pamuk Güzel bir yazı olmuş . Teşekkürler . Camii . .. Allah cc. Evi .....

Yorum Yap

Adınız Soyadınız
E-Posta
Girilecek rakam : 127343
Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.