Erdoğan PAMUK


epamuk2001@yahoo.com
  Tüm Yazıları

YENİ KAPI

Veli deyin, evliya, eren, erenler, Allah dostu, kutup, gavs, adına ne derseniz deyin, olağanüstü halleri görülen veya bilinen kademeli büyük insanlar vardır. Tıpkı Hikmet sahibi pirimiz Hoca Ahmet Yesevi, tıpkı yazımıza konu Aziz Mahmut Hüdayi (1541-1628) gibi…

Hüdayi K.S. (Kaddesallahu Sirruh: Allah sırrını aziz etsin) sekiz padişah devri görmüş ve 87 yıl yaşamıştır. Devrinin padişahlarından olan 3. ve 4. Muratları özellikle etkileyen Hüdayi’nin 3. Murat’a hitaben yazdığı bir mektupta dediğine bakar mısınız?

“Sultanım! Şeriat gemisine binip Takva yelkenlerini açarak, Hakikat denizinde, Hakka muhabbet rüzgârıyla itidal ve istikamet üzere yol al! Şeriat, tarikat ve hakikat esaslarını tam olarak yerine getir ki Adalet dedikleri işte budur!”

Hüdayi Padişaha demek istiyor ki “Senin marifetin adalettir!”

4. Murad Han’la ilgili aşağıdaki anlatıda ise bizim tarzımıza çok uyan müthiş bir kapı diyalogu var:

 Tebdili kıyafetle Hüdayi Hazretleri’nin dergâhına ara sıra giderek gönlünü manen takviye eden 4. Murad Han, bir gün yanına lalasını da almıştır. Dergâhın kapısına varıp tokmağı hafifçe çaldıklarında içeriden bir dervişin:

–Kimdir o? Sorusuna lala, çabucak ve alışkın olduğu üzere:

–Yedi iklim padişahı Es-Sultan, ibnü’s-Sultan Murad Hânı Râbi!‘ Efendimiz teşrif ettiler. Hemen Şeyh Hazretlerine bildirile! Deyiverdi.

Derviş de:

–Bu kapı saltanat kapısı değil! Dedi ve kapıyı açmadı.

Lalasının bu haline gülümseyen Sultan;

–Lala! Bu kapı kulluk ve gönül kapısıdır. Dedi ve kapıyı tekrar kendisi tıklattı. İçeriden gelen aynı soruya büyük bir edeple;

–Şeyh Hazretleri’ne Murad kulunuz geldi deyiniz! Cevabını verdi.

Bunun üzerine kapı açıldı ve içeri alındılar.

 Bilindiği gibi henüz 15’inde çocukken tahta çıkan 4. Murat’a, Hz Ömer’in kılıcını kuşatan Hüdayi Hazretleri, liyakat ve kemale erebilmesi için ona özel bir ilgi ve terbiye göstermiştir.

İşte Hüdayi’nin irşat bereketiyle 4. Murad Han, gün geçtikçe maddi ve manevi gelişme, tecrübe ve seviye kazandı. Büyük devlet işlerini görebilecek olgunluğa geldi. Vakti gelince de yönetimde, orduda ve halk arasında disiplini sağladı. Yıkılma tehlikesindeki devleti daha o tarihte büyük bir badireden kurtardı.

Rivayet edilir ki bir gün 4. Murat Şeyhine;

- Hazret size gayb anahtarlarının verildiği söyleniyor. Buradan, Üsküdar’dan karşıya varınca hangi kapıdan sarayıma gireceğimi söyleyebilir misiniz? Hüdayi Hazretleri:

- Bunu size yazılı vereyim! Saraya varınca açınız! Diyesiymiş. Kudretli padişah hemen emirle yeni bir kapı açtırmış ve girmiş.  Mektubu açıp yazıyı görünce, kendisini iyi tanıyan, inadını ve merakını bilen Şeyhinin:

- Yeni Kapınız hayırlı olsun padişahım! Yazısını okumuş…

Bu Yeni Kapı hakkında ilk rivayettir. İkinci rivayeti Şeyh Hüdayi’ye gaybı ve falcılığı yakıştırmayanlar ve buna inanmayanların çıkardığını düşünüyorum Zira:

İkinci rivayet yine 4. Murat’la ilintili olup benzer anlatılarda Yeni Kapı’ya adını verenin Remilci Mehmet Ağa mı, yoksa mizahi anlatımlarla bizim İncili Çavuş mu, ya da Bekri Mustafa mı olduğu çözümlenememiştir. Çünkü falcılığın yanı sıra deniz, kayık, mey, esrar, padişah ve veziri motifleri rivayetlerde ortaktır.

Yeni Kapı adı ve oluşumunda üçüncü bir iddia ve rivayet vardır ki 1757-1774 yılları arasında saltanat süren 3. Mustafa devrinde, yani 150 yıl sonrasına, yani Laleli Baba efsanesine dayanır. Yine padişahla bahis sonucu Laleli Cami ile beraber Yeni Kapı yapılmıştır…

Biz ilgili rivayetleri düşüncelerinize böylece sunup hakikatini tarih araştırmacılarına bırakalım.

Haftaya Yeni Kapı Ruhunu bekleyiniz!

*** Köşe Yazarlarımız İLESAM (Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği) üyesidir ve telif hakları İLESAM tarafından korunmaktadır. Köşe Yazarlarımızın yazıları izinsiz olarak kopyalanamaz ve başka bir yerde yayınlanamaz. İzin almadan yazıları kopyalayıp başka yerde yayınlayanlar, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri kanunu kapsamında İLESAM'ın kendilerine açaçağı maddi tazminat davasını kabul etmiş sayılır.

 

-

 


 Okunma Sayısı : 1431

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

  1. Muhsin taspinar 25 Kasım 2021 11:56

    Muhterem hocam Erdoğan pamuk Yeni kapı Güzel mi güzel olmuş Arkadaşlar,hikaye sandalcının afyonu çıkarıp içmesine kadar doğrudur lakin eksiktir pardişah sandala veziri ile binmiştir.Hikaye şöyle devam eder,güzelce sarılmış olan afyonu sandalcı padişaha uzatır ve padişah güzel bir duman aldıktan sonra vezirine uzatır vezirde güzel bir duman alır,bu şekilde bir kaç tur döner.Padişah ayağa kalkar ve haykırır bre deyyus ben padişahınızım benim yanımda afyon içmeye utanmıyor musunuz? der,gaza gelen vezirde ben de vezirim padişahın yanında ne bu hal hareket der.Sandalcı küreğini eline alır önce vezire sonra da padişaha tam ağızlarının ortasına gelecek şekilde kürekle vurur ve der ki ''ulan sigaradan ikişer duman aldınız biriniz padişah diğeriniz vezir oldunuz'' hikaye burda biter.

    Muhsin taspinar 26 Kasım 2021 07:34

    Muhterem Hocam Erdoğan Pamuk Hikaye sandalcının afyonu çıkarıp içmesine kadar doğrudur lakin eksiktir pardişah sandala veziri ile binmiştir.Hikaye şöyle devam eder,güzelce sarılmış olan afyonu sandalcı padişaha uzatır ve padişah güzel bir duman aldıktan sonra vezirine uzatır vezirde güzel bir duman alır,bu şekilde bir kaç tur döner.Padişah ayağa kalkar ve haykırır bre deyyus ben padişahınızım benim yanımda afyon içmeye utanmıyor musunuz? der,gaza gelen vezirde ben de vezirim padişahın yanında ne bu hal hareket der.Sandalcı küreğini eline alır önce vezire sonra da padişaha tam ağızlarının ortasına gelecek şekilde kürekle vurur ve der ki ''ulan sigaradan ikişer duman aldınız biriniz padişah digeriniz vezir oldunuz hikaye burada biter .

Yorum Yap

Adınız Soyadınız
E-Posta
Girilecek rakam : 429765
Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.