Ayhan NASUHBEYOĞLU


ayhannasuhbeyoglu@gmail.com
  Tüm Yazıları

SEVGİ AŞK YALNIZLIK

Yalnızlık insana göre değil, birçok canlı varlık çift yaratılmış. Yalnız olmamak bir kişi veya bir grupla beraber olmak yaşam için önemli bir esin kaynağı. Her kim olursa olsun ne kadar yalnızlığı seçerse seçsin birgün gereksinim duyar birileriyle beraber olmaya veya bir sorununu çözmek için. Hani derler ya, yalnızlık Yaratan’a mahsustur. Bütün varlık alemini düşününce o da yalnız değildir. İnsanlar ihtiyaçlarını karşılarken mutlaka birilerine muhtaçtırlar. Hayatı paylaşacak bir eş bir yol arkadaşı, bir iyi anlaşabileceği çevresi mutlaka olmalıdır. Aile insan için en önemli sosyolojik anlamda gereksinimdir. Aile olabilmek için eşin yanında çocukların da olması gerekir. Çocuklarla beraber sosyal hayat da başlar. Okul, çocuğun arkadaş ve arkadaşlarının aileleri, öğretmenleri yeni bir maceranın başlangıcıdır.

            Bireyi hayata bağlayan en önemli gereksinim sevgidir. Eşe, çocuklara, topluma, çocuğun arkadaş ve ailelerine karşı, çevreye karşı memnuniyet ve samimiyet duygularının sağlam olması fedakârlık ve feragat ister.

            Birde çalışma hayatı ve iş arkadaşları çevresi vardır ki burada da mutluluğun anahtarı sevgi ve iyi niyet, hoşgörüdür. Bütün bunlar olumlu bir katkı ile birleşince birey bulunduğu çevrede yalnızlık hissetmeden huzurlu bir yaşam sürer. İşin başı da huzurlu olabileceğimiz ve korkulardan uzak bir yaşam sürebilmek değil mi.

            İnsan her nerede olursa aşkla ve sevgiyle sarılmalı yaşamın kendisine, aşkla olursa mutluluk katlanır ve birken kırk olur. Umutların sürdürülebilmesi, hayata bir aşkla bağlanmakla daha yakınlık içindedir.  Aşk her ne için ise ona daha yakın olabilme çabasıdır. Sevgi ve aşk yaşamın sigortası olduğu gibi, sevincinin de bir harcı ve çimentosudur.

            Sevgi mutluluğu hayata taşıyorsa meyvelerini vermeye başlamıştır. Her nerede insana dair belirli bir eser varsa o eserin bugüne kadar gelebilmesi duvarlarının sevgi harcıyla tutuşturulmasının büyük bir katkısı vardır.

            Son Erzincan depremine görevli olarak gittiğimde Terzi Baba Türbesini ziyarete gitmiştim. 1905’li yıllarda Ordu karargahının yapımını gerçekleştiren değerli bir komutanımızın anıt mezarını da ziyaret etmiştim. Komutanımızın yaptığı binada aradan geçen 90 yıla rağmen çok küçük bir hasar mevcuttu. Ama ondan sonraki yıllarda yapılan binaların birçoğu yerle bir olmuştu. Komutanımızın mezar taşında hatırlayabildiğim kadarıyla “Hayatımda en mutlu olduğum anlar milletime hizmet etmiş olduğum anlar olmuştur” yazıyordu. Bu komutanımız ömrünün 25 yılını bu bölgede hizmet yaparak tamamlamıştır. Sevgiyle örülen taşlar depremlere rağmen ayakta duruyorlardı.

            Sevginin kıymetini bilmek gerekir.

            Dileğim insanlar hep aşk içinde, sevgi dolu ve şükran duyguları içinde ve yalnızlıktan uzak güzel bir hayat sürsünler.

            Birimizin diğerine mutlaka ihtiyacı hep olacak. Bunu unutmadan sevgi ve aşkla sarılalım yaşama.

 

*** Köşe Yazarlarımız İLESAM (Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği) üyesidir ve telif hakları İLESAM tarafından korunmaktadır. Köşe Yazarlarımızın yazıları izinsiz olarak kopyalanamaz ve başka bir yerde yayınlanamaz. İzin almadan yazıları kopyalayıp başka yerde yayınlayanlar, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri kanunu kapsamında İLESAM'ın kendilerine açaçağı maddi tazminat davasını kabul etmiş sayılır.


 Okunma Sayısı : 964

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız
E-Posta
Girilecek rakam : 746319
Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.