Erdoğan PAMUK


epamuk2001@yahoo.com
  Tüm Yazıları

DİLAVER CEBECİ

 

Kâfir oku hedef döğer uzaktan

Haber gelmez Kırgız, Tatar, Kazaktan

Kurtulmadan içerdeki tuzaktan,

Türk’ün Türk’e küseceği çağ mıdır?

Rahmetli Dilaver Cebeci büyüğümüz böyle söyledi. Onu “ölürüm Türkiye’m” sözleriyle hatırlayanlara bir daha hatırlatayım. Gümüşhaneli şairimizle son karşılaşmamız yine rahmetli Turan Yazgan hocanın Vakfında olmuştu. Nasıl unuturum?  İl Kültür Müdürlüğümden sonra düz memur olarak Süleymaniye Kütüphanesine atanıp İstanbul’a gitmiştim. Çünkü hayır varmış bazı şerlerde! Varsın maaşım üçte bire düşsün! Oda arkadaşım Ayşe Hanım, bana verilen eski ceviz masada on beş on altı yıl önce Bayrak şairi Arif Nihat Asya’nın oturmuş olduğunu söyledi. İnanmayan Artvinli Müdür Nevzat Kaya’ya sorabilir. İddia ediyorum bu masada ATSIZ bile oturmuş!

“Sarı bürçeklim her şeyim

Uğrunda bin Kırgız’la vuruştuğum.

Yine sensin aklımda.

Uzak kentlerden geliyorum.

Seni arıyorum kaç yıldır.

Kime sorsam Sarı bürçeklim kime?

Gök Tanrıya sorsam sesim ulaşmaz!

Erlik Hana sorsam korkuyorum…

***

Altaylar sisli sarı bürçeklim.

Ben taş gibiyim, kaya gibiyim

Yüreğimi çaldığından bu yana üşütmüyor soğuk beni.

***

Gün doğusunda girip çıkmadığım, gezip dolaşmadığım yer kalmadı.

Bulana kadar at süreceğim

Kime sorsam Sarı Bürçeklim kime? …

Şimdi pas tuttu pusatlarım”

***

Eğer bir bulursam sarı bürçeklim

Sana Altaylarda yazdığım

Uzun bir şiir vereceğim.

Hun Aşkı adlı bu şiiri ezberimde kalmış. Rahmetli Dilaver Cebeci yine kendi gibi Rahmetli (tuzcu) İbrahim Metin ağabeyin finansörlüğünde özel sayı ekinde, kasetini TÜRK YURDU dergisinde ek olarak yirmi yıl kadar önce dağıtmıştık…

Sohbet konularımızdan kalanlar “Men Kazanga Baramen” Tatar Türkçesiyle yazı başlığı. Ben Kazan’a gidiyorum. Nitekim gitti de!

Bukalı Dede Sokak, Yazgan Merhum ’un mekânı Ankaravî Medresesi çıkışında oturduk ve not aldığım fikir alışverişimiz:

Arada böylece benimsediğim düşüncelerini sokuşturalım: Eğer Allah’ın hayatımızdaki her şeyin yaratıcısı ve karar vericisi olduğuna inanıyorsanız, yanılıyorsunuz. Allah köleniz, hizmetkârınız değildir. Allah gözlemcidir. Çünkü Allah bizi imajında/ benzerinde yarattı ve ruhundan üfürdü. Gerisini verdiği güçle biz yarattık. Hayatımızı ve sürecini yarattı. Fakat bize özgü seçimi de verdi. Misal: Çocuklarımızı oyun oynamaya gönderiyoruz. Ne oynayacaklarını biliyor muyuz? Körebe mi? Saklambaç mı? Evcilik mi? Ne önemi var! Seçim kimin?

İlya, Elişe, İşaya, Yeremya, Hezekiel, Ezra bunlar Yahudi kitabı! Tora, Nebiim ve Ketubim; Tora/ Musa töresi. Nebiim/ Peygamberler ve Ketubim/Peygamberler tarihi demektir. Tora, Gemara denen yorumları ile nihayetinde TALMUD adını almıştır.

Yine felsefemize dönelim: Eğer Allah’ın tüm duaları işiten, sınırsız bir güç olduğuna; bazılarına EVET, bazılarına BELKİ, bazılarına HAYIR, bazılarına da SONRA dediğine inanıyorsanız yanılıyorsunuz. Hangi Kıstasa göre Allah karar verecek?

Eğer Allah’ın hayatınızdaki her şeyin yaratıcısı ve karar vericisi olduğuna inanıyorsanız yine de yanılıyorsunuz. Allah köleniz ve hizmetkârınız değildir. Allah iyi bir gözlemcidir. Günahı ve sevabı bilir! Her şeyi bildiği gibi.

Ne de olsa İlahiyatçı Merhum Dilaver Cebeci’nin durağı cennet, ruhu şad olsun

 

 

 


 Okunma Sayısı : 250

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız
E-Posta
Girilecek rakam : 712734
Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.