Mehmet Nuri PARMAKSIZ


mehmetnuriparmaksiz@gmail.com
  Tüm Yazıları

BÜTÜN ÇOKLARA ARZUHAL

Bütün çoklara arzuhalimdir, çok olduklarını değil yok olduklarını sansınlar…

Aşkımın sınırı kalbimin sınırsızlığı içinde; bende yârin olan her şey coşan, sonsuzluğa koşan ve aşkın bütün çoklarını içine alan, tezahürün hudutsuzluğunu bile Mevlâ’nın lütfuyla aşkım karşısında diz çöktürecek biçimde.

Aklınız almaz yazdıklarımı, sizce mübalağa kokuyor değil mi? Lakin bilseniz yüreğimin yâr olmuşluğunu; yârin yar’ına da, yarınına da teslimiyetimi belki bir nebze olsun anlarsınız içimdeki volkanın bir kıvılcımının bile aşk zannedilen aşkları nasıl yakıp kül edeceğini.

Anlatayım dayanabilirseniz yangınıma; takat getirebilirseniz okuyacaklarınıza buyurun o zaman aşkın kıyametini yaşayan gönül bahçemin aşk bayramıyla nasıl coştuğuna.

Yâr benim için çağlayanlar çağlayanı; yâr benim için kalbimdeki süveydayı dağlayan. Hasreti doyumsuz, yangını benzersiz, gülüşü ölüm kokan. Hem siz hiç öldünüz mü bir gülüşe, öldünüz mü bir ölüşe?

Aşkta ölüm demek mutluluğun doruklarına, şükrün zirvesine çıkmak; yâre ölmek demek rabıtanın gücüyle her nefesi onun ruhunda, her kalp atışını onun kalbinde duymak demek.

Uykunun içindeki uykuya, rüyanın içindeki rüyaya âşığım ben. Yârin kaşlarından sonsuzluğu, yârin saçlarından mahşeri seyran ettim ben. Onun gözleri feza, onun gülüşü nefes bana. Dudaklarından dökülen kelimeler vahdeti zikreder; ruhunun solukları şükür kokar onun.

Yakarışlarımla bulutlar; secdelerimde gökyüzü eğer başını aşkıma. Dualarımda tüm cihan sükût içer, dilimdeki zikirler alev olup sabrı tutuşturur, tevekkülüm aşkın ateşini yakar ve kalbimdeki kor yangınların tümünü râm eder coşkuma. 

Damarlarımda kan yerine teslimiyet dolaşır benim. Alnımda yârin ismi, şah damarımda yârin gülüşü atar benim. Ömrüm onunla sonsuzluğa gülümser, ruhum sevdasıyla kanatlanır, ellerim onun oluşuyla şaha kalkar benim.

Durdurulmayan bir iştiyak var içimde, yârin ismi hem dilimde, hem sesimde. Parmaklarımdan denizler beslenir; o yâr bana her nefeste mahşerim diye seslenir.

Bakışlarım oktur; kirpiklerim mızrak. Bana yârsız her mekân aşksız ve ışıksızdır, kalbime aşk değdiğinden beri gönlüm ayrılıktan ırak. Mevlâ’ya inancım, duaya teslimiyetim var benim; mahşer gülüşlü yâre vurgunum, odur benim aşktaki sonum.

Daha çok anlatırım lakin çok diye bildiklerinizi kıskançlıktan öldürmekten korkar içim. Yaşadığım tarifsizliğin tarifsizliği, kifayetsizliğin kifayetsizliğidir. Yâr bir tohum, ben bir tarlayım bire sonsuz veren. Hangi birinden, hangi hâlimden bahsedeyim de kalbimdeki deryanın damlasını ifadeye muktedir olayım. Hangi gecemden, hangi gündüzümden dem vurayım ki…

Aşkın batmayan güneşi ruhuma doğdu doğalı kalbim hiç uyumadı ki, gözlerim onsuz hiç kapanmadı ki, hayalim onsuz hiç hayal kurmadı ki…

Yaşadığımı ben bilirim, ben Hüdâ’nın izniyle beni yâre sonsuzca bende bilirim. İşte bu yüzden bütün çoklara arzuhalimdir, çok olduklarını değil yok olduklarını sansınlar çünkü çokların çoğu aşkımın esiridir, bütün çoklar içimdeki yangının kesiridir.

*** Köşe Yazarlarımız İLESAM (Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği) üyesidir ve telif hakları İLESAM tarafından korunmaktadır. Köşe Yazarlarımızın yazıları izinsiz olarak kopyalanamaz ve başka bir yerde yayınlanamaz. İzin almadan yazıları kopyalayıp başka yerde yayınlayanlar, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri kanunu kapsamında İLESAM'ın kendilerine açaçağı maddi tazminat davasını kabul etmiş sayılır.

 


 Okunma Sayısı : 745

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız
E-Posta
Girilecek rakam : 704252
Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.