Erdoğan PAMUK


epamuk2001@yahoo.com
  Tüm Yazıları

DEMİR KAPI

Geçtik nice dağ kaya

Geldik Demirkapı’ya

Kapanalı çok yıldı

Açıl dedim açıldı

Yol verince Gizliyurt

Aldı bizi bir Bozkurt…

Ziya Gökalp’ın Ala Geyik eserinden alıntıladığım bu Demirkapı neresidir?

Demirkapı, Semerkant ile Belh şehri arasında ana yol üzerinde bulunan ünlü bir geçittir. Bu geçidin boyu 3 km. eni ancak 10-18 metredir. Arabistan, İran, Hint vs. kervanlar Semerkant’a giderken bu geçitten giderler ve mühim bir vergi öderlerdi. Semerkant hükümdarları TARHUN, Buhara hükümdarları İHŞİD ve Türkmen, Gur hükümdarları da AFŞİN unvanlarıyla anılıyordu. Soğd, bu günkü Özbeklerin ataları olduğu iddia olunur, ya da Suğdak halkı hükümdarlarına da Beg Tigin/Bey Tekin deniliyordu.

Bir başka kayıtta Demirkapı, bu günkü Türkmenistan ve Özbekistan’da, Tirmiz ve Semerkant şehirleri arasında daha başka bir anlatımda Belh-Buhara arasında imiş. Cidden gidip görmek isterim. Zira iki dağ arasındaki boğazda iki kanatlı Demirkapıları ile meşhur olduğundan bu adı almış, Tarihî İpek Yolu üzerinde, 12-20 metre genişliğinde ve üç kilometre uzunluğunda imiş. Hayal edebiliyor musunuz? Ve Orhun Yazıtlarında “Batıda Demirkapı’ya, doğuda Kadırgan dağları arasına” Göktürkler yerleşmişler…

“Bilge Tonyukuk kitabesinde Suğdak seferi hakkında şu bilgileri veriyor: “Biz de orduyu yürüttük. İnci ırmağını (Seyhun) geçerek Tansioğlu denilen EK DAĞINI aştık. Demirkapı’ya ulaştık. Oradan döndük. SUK yahut Asuk’un idaresindeki Suğdak budununun hepsi gelip baş eğdi.  Türk Budununun Tansioğlu denilen dağa ve DEMİRKAPI’ ya kadar daha önce geldiği görülmemişti. O yere ben Bilge Tonyukuk ulaştırdım. Böylece Türk Budunu sarı altın, beyaz gümüş, kız, kadın, eğri deve ve mala zahmet çekmeden sahip oldu…

Timur nezdindeki İspanyol elçi Klaviyo’nun yazdıklarından da; geçidin iki başında eskiden demir kapılar olduğu, kapanınca geçilemediği, izin alma zorunluluğu ve Demirkapı’nın stratejik önemini anlıyoruz.

Biz her ne kadar Demirkapı olsak da ağaç kapıya muhtacız” Atasözümüz ne çok anlam verir. Kişi zenginken yoksula muhtaç olabilir. Mevkiini kaybedebilir. Saray kapısı, köşk kapısı, han kapısı, konak kapısı, hamam kapısı, yazlık kapısı derken, düşmez kalkmaz bir Allah, bakmışsın ki köhne bir evin ya da kulübenin kapısındasın…

*** Köşe Yazarlarımız İLESAM (Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği) üyesidir ve telif hakları İLESAM tarafından korunmaktadır. Köşe Yazarlarımızın yazıları izinsiz olarak kopyalanamaz ve başka bir yerde yayınlanamaz. İzin almadan yazıları kopyalayıp başka yerde yayınlayanlar, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri kanunu kapsamında İLESAM'ın kendilerine açaçağı maddi tazminat davasını kabul etmiş sayılır.


 Okunma Sayısı : 1102

Yorumlar

  1. Recep Gökce 01 Mart 2021 04:52

    Güzel bir yazı ve tarihi bilgi Kaleminize kuvvet

Yorum Yap

Adınız Soyadınız
E-Posta
Girilecek rakam : 233886
Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.